5 Adımda Sağlıklı Yaşam

0

Sağlıklı bir yaşam tarzı sürdüğünüzü düşünüyor musunuz? Sizce sağlık kavramı belli bir kalıba sığdırılabilir mi? Zaman zaman aksamaların yanı sıra sağlığımızı iyi beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktivite ile sürdürmek için çabalarız. Her geçen gün gelişen değişen bilgiler ışığında kendimizi güncellemek isteriz.Bu yazımıza “5 Adımda Sağlıklı Yaşam” konumuz ile giriş yapacağız.

Sağlıklı yaşamak, beden ve zihin sağlığımızı olumlu yönde etkileyecek bir şekilde davranma fırsatına, yeteneğine ve motivasyonuna sahip olmaktır. Ne yediğimize dikkat etmek, fiziksel olarak aktif olmak ve yediklerimizle kendimiz hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak sağlık hedeflerimize ulaşmamıza yardımcı olabilir. Bu davranışları alışkanlık haline dönüştüren birey, sağlıklı olma halini sürdürebildiği gibi, sağlık durumunu daha iyi bir seviyeye getirebilir.  Her bireyin hayatı boyunca karşılaştığı sağlıkla ilgili sorunlar ve farklı yaş gruplarında duyulan özel ihtiyaçlar farklı olması dolayısıyla sağlık “herkese uygun tek bir kalıp” olmamalıdır. Ancak bu zamana kadar yapılan araştırmalara göre sağlıklı bir yaşam sürmenin bazı mihenk taşı sayılabilecek önerileri vardır.

Doğru Beslenin!

Beslenme; büyümek, vücut fonksiyonlarını yapabilmek ve yaşamı sağlıklı, mutlu olarak sürdürebilmek için vücudun yediğimiz gıdalardan yararlanmasıdır. Gıda ise yenilip içilebilen, besin öğelerini içeren maddeler anlamına gelir. Gıda, açlığı gidermek, büyümek, üremek, dokuları onarmak ve lezzet almak gibi amaçlarla aldığımız maddelerdir. Besin ise gıdalarda bulunan, bir kısmı yapay olarak da üretilebilen enerji substratları, yapı taşları veya biyolojik katalizörleri anlatan bir terimdir. Besin öğeleri makro ve mikro olarak ikiye ayrılır. Mikro besin öğeleri; vitaminler, minerallerdir. Makro besin öğeleri; proteinler, yağlar ve karbonhidratlardır. Sağlıklı ve doğru beslenmeyi ise 4 ana kavramla açıklayabiliriz:

  • Dengeli Beslenme
  • Yeterli Beslenme
  • Çeşitli Gıdaları Tüketmek
  • Sağlığa Zararlı Gıdalardan Kaçınmak

Her yaş grubu için farklı olmanın yanı sıra kişilerin cinsiyeti, içinde bulunduğu fiziksel durumuna göre vücut işlevlerinin düzgün devam edebilmesi için gerekli besinlerin alınması yeterli ve dengeli beslenmeyi tanımlar. Bunların yanı sıra beslenmeyi çeşitlendirmek biraz süslemek ise bize bu yolda yardımcı olan önemli faktörlerden biridir. Araştırmacılar besinleri 4 ana grupta toplamıştır: Süt grubu, et-yumurta-kurubaklagil grubu, sebze-meyve grubu ve ekmek-tahıl grubu. Tabii ki bunlar da yine belli bir ölçüde, uzmanlar tarafından tavsiye edilen enerji ve besin değerleri dikkate alınarak tüketilmelidir. Sağlığa zararlı gıdalara gelecek olursak doymuş ve trans yağlardan, çok şekerli gıdalardan ve içeriği bilinmeden yenen gıdalardan uzak durulması tavsiye edilir.

Etrafınıza pozitif enerji saçın ve mutluluğu seçin!

Sağlıklı bir zihinsel ve duygusal duruma sahip olmak bizim hayata daha pozitif bakmamızı sağlar. Yaptığımız işlerden keyif almayı ve daha üretken olmayı destekler. Evet, belki sorunlarımızdan kaçamayız ama sorunlarımızın bizi aşağı çekmesine izin vermemeliyiz. Onlarla bize yapıcı dönecek şekilde yüzleşmeli ve çözüm odaklı olmalıyız. Eğer işin içinden çıkamıyor gibi hissederseniz yakın arkadaşlarınızdan ya da ailenizden yapıcı eleştiriler ve çözüm önerileri alabilirsiniz. Yakınlarınızla konuşmak size iyi gelecektir. Yapamadıklarınıza değil başarılı olduğunuz özelliklerinize odaklanın ve kendinizi geliştirmek için yeni hobiler edinin. Öfke ve stresinizi kontrol altında tutmak da önemli bir konudur. Olumlu duygular sizi ileriye taşır.

Gülümseyin!

Gülümsemek, siz o an ne kadar kötü bir mod içinde olursanız olun size bir soluklanma anı verecektir. Günde birkaç kez yüksek sesle gülmek yapılan araştırmalara göre sizi ve zihninizi zinde tutar ve yüz kaslarınız en çok kahkaha atarken çalışır, bu da size sağlıklı bir cilt sunabilir.

Kendinize zaman ayırın!

Çoğumuz hayatın rutin akışına kendimizi kaptırıp kendimizle ara sıra da olsa baş başa kalmayı unuturuz. Yoğun çalışma saatleri ya da ders programları bizi sadece bedensel olarak değil zihinsel olarak da yorar. Belki hemen fark etmeyiz ama zamanla zihinsel yorgunluğumuz fiziksel aktivitelerimizin verimliliğini etkileyebilir. Oysa günde 10-20 dakika kendimize ayırdığımızda daha sağlıklı ve mutlu bir yaşantıya sahip olabiliriz. Bu vakit için ise meditasyon veya yoga öneriliyor. Kısa süreliğine kendi içine dönmek ve isteklerimize kulak vermek için harika bir zaman dilimi olabilir.

Hayatınızda fiziksel aktivitelere yer verin!

Fizik aktivite ve egzersiz, tarih boyunca farklı uygarlıklar ve toplumlarda, yaşamın bütün dönemlerinde önemli bir yer tutmuştur. Birkaç örnek verecek olursak; Çin’de güzel hareket öğretisi bulunan bir egzersiz sistemi olan Tai chi chuan, Hindistan’da fiziksel uygunluk, uygun solunum ve diyet üzerine odaklanan Yoga felsefesi gibi öğretiler milattan önceki dönemlerde başlamıştır. Eski Yunan’da yüksek atletik düzeye ulaşanlar, tanrıların ruhsal ve fiziksel kuvvetlerini temsil ediyorlardı.

Egzersiz, soluk alıp verme hızını, kalp atışını belirli bir oranda arttıran, az da olsa terlemeye yol açan, kollar ve bacaklar gibi büyük kas gruplarının enerji harcamayı gerektiren bedensel hareketlerdir. Ama sanmayın ki sadece bedenimize yararı var. Aynı zamanda ruhsal ve sosyal sağlığımız için de faydalıdır. Kendimize ayırdığımız zamanı arttırır, iyi bir vücut yapısına sahip olduğumuzda özgüveni yükseltir ve grup halinde yapılan aktiviteler sosyal çevremizi güçlendirir.

Makalemiz herhangi bir tıbbi bilgi ve tavsiye içermemektedir.Bu bilgiler araştırma sonucu elde edilmiştir.

Kaynakça:

  • https://www.foundationforpn.org/living-well/lifestyle/
  • https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/719148
  • https://www.webmd.com/diet/features/4-steps-healthy-lifestyle

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.