Cildimize İyi Bakıyor Muyuz?

0

Günlük hayatımız ne kadar yoğun değil mi? İş, okul, ev ve bunların beraberinde getirdiği sorumluluklar, karşılaştığımız sorunlar karşısında bazen rahat nefes almak bile zordur. Bütün bu stres ve gerginliklerden etkilenen cildimizi düşünmeyi çoğu zaman unuturuz. Kırışıklık, lekeler ve soluklaşmalar meydana gelebilir. Peki ne yapmak gerekiyor bu durumda? Gelin şimdi cilt türlerini inceleyelim.

Öncelikle cildimizin yapısını iyi tanımalıyız ki ihtiyacınız olan şeyi bulmak kolay olsun. 6 çeşit cilt tipi vardır:

Karma Cilt

Karma ciltler parlar ve alın, burun ve çene arasındaki T bölgesi dediğimiz yerde küçük lekeler oluşturmaya meyillidir. Yanak bölgeleri ise aksine normalden kuru yapıya sahiptir.

Kuru Cilt

Kuru ve pul pul cilt yapısı için kullanılır. Daha az elastiktir, gergindir ve çevresel etkilere kaşıntı olarak tepki verirler.

Normal Cilt

Esnek, yumuşak, ince gözenekli ve pembe bir cilde verilen isimdir.

Lekeli Cilt

Lekeli ciltler iri gözeneklidir ve parlaktır. Gerekenden fazla sebum üretme eğilimindedir. Buna genetik yatkınlık, stres ve hormonal dalgalanmaların sebep olduğu bilinmektedir.

Hassas Cilt

Hassas ciltler, stres, ısıtma sistemlerinden gelen kuru hava veya UV ışığı gibi dış etkilere karşı daha fazla tepki verir. Eğer cilt dengesini yitirirse, gergin, kaşıntılı ve kuru hissedilir ve kızarıklık gelişir. Bu nedenle onu yatıştırmak için daha fazla özen gerektirebilir.

Olgun Cilt

Yaşlandıkça cildin görünümünü, yapısını ve gerçekleştirdiği aktiviteleri değiştiren çok sayıda farklı süreç gerçekleşir. Bu nedenle nemini ve elastik özelliğini kaybedebilir. Çizgiler, kırışıklıklar ve lekelenmeler gözükebilir.

Bir sonraki önemli nokta ise cildimizin sağlığını nelerin kötü etkilediğini bilmek. Yapılan çalışmalar; güneş ışığına çok fazla maruz kalmanın, cildimize fazla kimyasal madde kullanmanın, dengesiz ve sağlıksız beslenmenin zararlı olduğunu gösteriyor. Cildimiz için iyi bir şeyler yapmaya buradan başlayabiliriz belki.

Gelelim cildimizin bakımına ve en bilinen bakım şekillerinden biri olan maskelere. Bu maskeler son zamanlarda çok popüler olmaya başlamıştır. Ancak kullanımlarını destekleyecek önemli bir bilimsel kanıt olmadığı bilinmektedir. Dermatologlar, sağlıklı ve parlayan ciltler için tıbbi olarak gerekli olduğunu düşünmezler. Ama çoğu bakım meraklısı kişiler maske kullanmaktan keyif ve öznel olarak fayda gördüğünü söylerler. Ve cildinizin türünüzü iyi bilip uygun bileşenleri içeren maskeler elbette ki cildinizi rahatlatmaya fayda gösterebilir. Sizler için dermatolog tavsiyeli maskede aramanız gereken içerikler için birkaç ipucu derledik.

Cildiniz kuru,tahriş olmuş ve olgun ise içinde hiyalüronik asit, gliserin veya dimetikon içeren nazik maskeler arayabilirsiniz. Manuka balı veya sakinleştiri kil karışımları da yatıştırıcı etkiye sahiptir.

Eğer cildiniz lekelenmeye eğimli bir yapıya sahipse, odun kömürü, salisilik asit veya çay ağacı yağı içeren maskeler cildinizi sakinleştirebilir ve nefes aldırabilir.

Eğer cildiniz donuk görünüyor ve yaş belirtilerini gösteriyor ise cildi nazikçe aydınlatabilecek ve pul pul dökebilen glikolik asit veya retinol içeren bir maske düşünebilirsiniz.

Hiçbir maskede mucizevi bir etki yoktur. Bunlar ancak sağlıklı bir bakım rutinine ek olarak sizi bazen eğlendirebilecek, cildinize farklı bir bakış açısı katabilecek şeylerdir.

Makalemiz herhangi bir tıbbi bilgi ve tavsiye içermemektedir.Bu bilgiler araştırma sonucu elde edilmiştir.

Kaynakça:

  • https://www.nivea.com.tr/tavsiye/iyi-cilt/cilt-tipi-190
  • https://blogs.webmd.com/healthy-skin/20191111/skin-masks-helpful-or-hype
  • https://sagligabiradim.com/ev-yapimi-en-iyi-12-cilt-maskesi/

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.