D Vitamini: Vücudumuzda Gizli Bir Kahraman

1

Güneş ışığı vitamini olarak tanıdığımız D vitamini, cildin güneş ışığına maruz kalmasına yanıt olarak vücudumuz tarafından üretilir. Aynı zamanda bazı balıklar, süt ve tahıl ürünlerinden de alabildiğimiz bu vitamin bizim için oldukça önem taşımaktadır. Bu yazımızda bu vitaminin vücudumuzdaki rolü, eksikliğinde ortaya çıkabilecek sorunlardan bahsedeceğiz.

D vitamini nedir?

D vitamini, yağda çözünen bir vitamindir. Vücudumuzda çeşitli sistemler üzerinde güçlü etkileri olan son derece önemli olan Aslında bir hormon olarak kabul edilir ve her bir hücrenin D vitamini için bir reseptörü vardır. Vitaminleri vücudumuz kendi kendine üretemez. İhtiyaç duyulan miktarı beslenme yoluyla ve güneş ışığının vücuda gelmesiyle tepki olarak üretilmesiyle almalıyız.

İki ana diyet formu vardır:

1-D3 vitamini(kolekalsiferol)

Yağlı balık ve yumurta sarısı gibi bazı hayvansal gıdalarda bulunur.

2-D2 vitamini(ergokalsiferol)

Bazı bitkilerde, mantarlarda ve mayalarda bulunur.

Güneş D vitamini almanın etkili bir yoludur!

D vitamini, güneşten gelen ultraviyole B (UVB) ışınlarına maruz kaldığında cildinizdeki kolesterolden üretilebilir. Bol güneş ışığı alan bir bölgede yaşıyorsanız, muhtemelen haftada birkaç kez güneşlenerek ihtiyacınız olan tüm miktarı alabilirsiniz.

Vücudunuzun büyük bir bölümünü açığa çıkarmanız gerektiğini unutmamalısınız. Sadece yüzünüzü ve ellerinizi ortaya çıkarıyorsanız, çok daha az miktarda alabilirsiniz.

Ayrıca, camın arkasında kalırsanız veya güneş kremi kullanırsanız, daha az üretirsiniz veya hiç üretemezsiniz. Ancak, uzun süre güneşte kalırken güneş kremi kullandığınızdan emin olmalısınız. Güneş sağlıklıdır, ancak güneş yanıkları erken cilt yaşlanmasına neden olabilir ve cilt kanseri riskinizi artırabilir.

Güneşte uzun süre kalıyorsanız, güneş ışığına duyarlılığınıza bağlı olarak ilk 10-30 dakika boyunca güneş kremi olmadan gitmeyi düşünün ve sonra yanmaya başlamadan önce uygulamalısınız.

Vücudumuzdaki rolü nedir?

D vitaminin vücutta aktif hale gelmesi için iki dönüşüm aşamasından geçmesi gerekir.

İlk olarak karaciğerinizde kalsidiol veya 25(OH)D’ye dönüştürülür. Bu, vitaminin depolanma şeklidir.

İkincisi çoğunlukla böbreklerinizde kolsitriol veya 1,25(OH)2D’ye dönüştürülür. Bu, D vitaminin aktif, steroid formudur. Kalsitriol, vücudunuzdaki hemen hemen her hücrede bulunan D vitamini reseptörü ile etkileşime girer. Aktif formu bu reseptöre bağlandığında, genleri açar veya kapatır ve hücrelerinizdeki değişikliklere yol açar. Bu, streoid yapıdaki hormonlarının çoğunun çalışma şekline benzer.

Ayrıca kemik sağlığı ile ilgili çeşitli hücreleri etkiler. Bunlardan biri bağırsaktan kalsiyum ve fosfor emilimini arttırır. Kemikler için mihenk taşı olan bu iki mineral sayesinde kemik ve diş sağlığını korumaya yardımcı olur.

Bilim adamlarının yakın zamandaki çalışmaları bağışıklık sistemi ve kansere karşı koruma gibi diğer sağlık alanlarında da olumlu yönde oldukça rol oynadığını göstermiştir.

Bunların yanı sıra beyin ve sinir sistemi sağlığını destekler. Akciğer fonsiyonunu ve kalp-damar sağlığını destekler. İnsülin seviyelerini düzenler ve diyabet yönetiminde yardımcı olur.

D Vitamini Eksikliği

Kemik ağrısı ve kas güçsüzlüğü belirtileri ile kendini gösterebilen D vitamini eksikliği vücuda yetersiz alınmasıyla ortaya çıkar. Bununla birlikte birçok insan için semptomlar hafiftir. Ancak semptomlar olmadan bile, düşük seviyedeki miktarı sağlık riskleri oluşturabilir. Yaygın semptomları şu şekildedir:

  • Sık sık hastalanmak ve enfekte olmak
  • Yorgunluk ve halsizlik
  • Kemik ve sırt ağrısı
  • Depresyon
  • Yara iyileşmesinde gecikme
  • Kemik kaybı
  • Saç dökülmesi
  • Kas ağrısı

Kandaki düşük D vitamini seviyesi şu rahatsızlıklarla ilişkilendirilmiştir;

Kardiyovasküler hastalıktan artmış ölüm riski

D vitamini eksikliği, hipertansiyon (yüksek tansiyon), hiperlipidemi, periferik vasküler hastalık, koroner arter hastalığı, miyokard enfarktüsü, kalp yetmezliği ve inme ile ilişkilidir. D vitamininin anti-enflamatuar etkileri bunun nedeni olabilir ve bu ilişkiyi incelemek için çalışmalar devam etmektedir.

Yaşlı yetişkinlerde bilişsel bozukluk

D vitamininin beyin gelişimi, beyin fonksiyonlarının düzenlenmesi ve sağlıklı bir sinir sisteminde önemli bir rol oynadığı gösterilmiştir. Eksikliğinde Parkinson hastalığı, Alzheimer hastalığı, şizofreni, depresyon, anksiyete bozuklukları, demans ve bilişsel gerilemesi olan yaşlı erişkinlerde yaygın olduğu bulunmuştur. Bir meta-analiz, düşük seviyelere sahip kişilerde yeterli seviyelere kıyasla 2.4 kat daha fazla bilişsel bozulma riski bildirmiştir. Yaşam boyunca yeterli düzeyde D vitamini seviyesinin korunmasının yaşa bağlı nörolojik bozuklukların önlenmesine yardımcı olabileceği önerilmiştir.

Ruhsal bozukluklar

Güneş ışığı eksikliği ve depresif bozukluklar arasındaki ilişki ilk olarak 2000 yıl önce not edildi. Düşük D vitamini seviyelerinin majör depresyon ve depresyon belirtileri ile ilişkili olduğunu gösteren çok sayıda çalışma vardır. 50 yaşın üzerindeki 6.000’den fazla insan üzerinde yapılan bir çalışmada, daha düşük seviyesine sahip olanlar daha depresif belirtiler bildirdiler (örneğin, üzgün hissettim, yalnız hissettim, gidemedim). En düşük seviyeye sahip olanlar en yüksek derecede depresif semptom bildirdiler.

Çocuklarda şiddetli astım

D vitamini seviyelerinin yeterli tutulması, üst solunum yolu enfeksiyonlarının uzunluğunu ve şiddetini azaltabilir ve hatta bazı insanlarda ortaya çıkmalarını önleyebilir. 2,279 çocuğu kapsayan 12 çalışmanın gözden geçirilmesi, daha düşük solunum yolu enfeksiyonu (ASYE) olan çocukların kontrollere kıyasla D vitamini seviyelerinin önemli ölçüde düşük olduğunu bulmuştur. Ayrıca zatürre, bakteriyemi, idrar yolu enfeksiyonları ve cerrahi alan enfeksiyonları gibi hastane kaynaklı enfeksiyon riskini azaltmadaki rolü de araştırılmaktadır.

İskelet hastalığı

D vitamini, diyet kalsiyum emilimini% 30-40 oranında ve fosforu% 80 oranında artırır. Onsuz, sadece% 10-15 kalsiyum ve% 60 fosfor emilir. D vitamini bağırsakta kalsiyum emilimini arttırır ve kemiğin normal mineralleşmesini sağlamak ve daha sonra tetaniğe yol açabilen anormal derecede düşük kan kalsiyum seviyelerini önlemek için kan kalsiyum seviyelerini korur. Eksikliği, artan kemik kaybı, osteopeni, osteomalazi, osteoporoz ve artan kırık riskine neden olan sekonder hiperparatiroidizme yol açar. Ayrıca, paratiroid hormonlarının (PTH) orta yükselmeleri insülin direncini, kilo alımını, hipertansiyonu (yüksek tansiyon) ve sol ventrikül hipertrofisini artırabilir.

Kanser

D vitamininin kolon, meme ve prostat kanseri de dahil olmak üzere diğer kanserlerin gelişiminde sahip olduğu koruyucu etkiyi gösteren araştırmalar vardır. Ayırca anti-enflamatuar özellikleri, eksiklikler giderildiğinde kanser hastalarında ağrı seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olabilir.

Araştırmalar, bu vitaminin tip1 ve tip2 diyabet, hipertansiyon, glikoz intoleransı ve multipl skleroz dahil olmak üzere birçok hastalığın önlenmesinde ve tedavisinde rol oynayabileceğini göstermektedir.

Sebepleri ve risk grupları nelerdir?

Bu vitaminin eksikliği çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir.

Zaman içinde önerilen vitamin seviyelerini tüketmezseniz:

Sıkı vegan bir diyet izlerseniz bu muhtemelen mümkündür, çünkü doğal kaynakların çoğu balık ve balık yağları, yumurta sarısı, takviye edilmiş süt ve sığır karaciğeri de dahil olmak üzere hayvansaldır.

Güneş ışığına maruz kalmanız sınırlıysa:

Cildiniz güneş ışığına maruz kaldığında vücut D vitamini ürettiği için, evde oturuyorsanız, kuzey enlemlerinde yaşıyorsanız veya güneşe maruz kalmayı önleyen bir mesleğiniz varsa eksiklik riski altında olabilirsiniz.

Koyu renk teniniz varsa:

Pigment melanin, güneş ışığına maruz kalmaya yanıt olarak cildin D vitamini yapma yeteneğini azaltır. Bazı çalışmalar, koyu tenli yaşlı yetişkinlerin D vitamini eksikliği riski yüksek olduğunu göstermektedir.

Böbrekleriniz D vitaminini aktif formuna dönüştüremezse:

İnsanlar yaşlandıkça, böbrekleri D vitamini aktif formuna daha az dönüştürebilir, böylece eksikliğinin riskini artırır.

Sindirim sisteminiz D vitaminini yeterince ememezse:

Crohn hastalığı, kistik fibroz ve çölyak hastalığı gibi bazı tıbbi problemler bağırsağınızın D vitamini yediğiniz yiyeceklerden emebilme yeteneğini etkileyebilir.

Yüksek kiloda veya obezseniz:

D vitamini kandan yağ hücreleri tarafından ekstrakte edilir ve dolaşımda salınımını değiştirir. Vücut kitle indeksi 30 veya daha fazla olan insanlar genellikle düşük seviyelere sahiptir.

Tedavisi nasıl olur?

D vitamini eksikliği tedavisi, diyet ve takviyeler yoluyla daha fazla D vitamini almayı içerir. Optimal sağlık için gerekli olan seviyeleri üzerinde bir fikir birliği olmamasına ve muhtemelen yaş ve sağlık koşullarına bağlı olarak değişmesine rağmen, mililitre başına 20 nanogramdan daha düşük bir konsantrasyon genellikle yetersiz kabul edilir ve tedavi gerektirir.

Tıp Enstitüsü’nün kılavuzları, önerilen diyet yardımını (RDA) 1-70 yaş arası herkes için 600 uluslararası birime (IU) yükseltti ve kemik sağlığını optimize etmek için 70 yaşından büyük yetişkinler için 800 IU’ya yükseltti. Güvenli üst sınır da 4.000 IU’ya çıkarıldı.

Kaynakça:

  • https://www.webmd.com/diet/guide/vitamin-d-deficiency#2
  • https://www.healthline.com/nutrition/vitamin-d-101#sunshine
  • https://www.medicinenet.com/vitamin_d_deficiency/article.htm
1 yorum
  1. Arda Berk diyor

    D vitamininin ne kadar önemli olduğunu şimdi daha iyi anladım 😀

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.