Gökkuşağı: Gökyüzündeki Renkli Yol

0

Yağmurlu bir hava sonrasında bir de güneş açmışsa hepimizin gözleri gökyüzüne çevrilir, gökkuşağını arar. O anki çocuksu mutluluğu birçoğumuz hissetmiştir. Gökkuşağı, yağmur ardından güneş ışıklarının sis veya su damlaları üzerine yayılımı ve kırılmaları sonunda gözlemlenen, renkli ışın kuşaklarını içeren, harika görünümlü bir doğa olayıdır. Gökkuşağı, tüm kültürlerde ve mitolojide önemli bir yere sahiptir.

Gökkuşağı nasıl oluşur?

Gökkuşağının oluşumu, ışık ışınlarının su damlaları içinden geçerek, kırılması ve yansıması ile gerçekleşir. Bir alanda hareket eden ışık ışınları, su damlarının yer aldığı bir alan ile karşılaştıklarında yansıyarak bu alanın içinde kalır veya kırılarak bir sonraki alana geçerler. Bu yansıma sırasında ışığın geliş açısı ve dönüş açısı aynıdır. Gökkuşağı aynı zamanda kırılma indisi ışınların dalga büyüklüklerine bağlı olarak değiştiğinden farklı renkteki yansımalar ile kırılır.

Beyaz ışık, bu farklı dalga boylarındaki ışınların birleşiminden oluşur. Birbirinden farklı dalga boylarına sahip ışınlar bir prizmanın içinden geçtiklerinde, ilk girişte ve prizmadan çıkışta 2 kez kırılırlar. Bu işlem sonunda aslında beyaz olan ışık, içinde barındırdığı tüm farklı renk tonlarına ayrışır. Beyza saf ışık üzerinden, kırmızı renk en büyük, mor renk ise en küçük kırılma açısı ile oluşur. Gökkuşağı oluşumunda temel olarak, ışığın prizmadan geçerken renklere ayrışması süreci gerçekleşir.

Gökkuşağı renkleri nelerdir?

Gökkuşağına ait renkler şu şekilde sıralanır:

  • Sarı,
  • Kırmızı,
  • Yeşil,
  • Mavi,
  • Mor,
  • Lacivert,
  • Turuncu,

Bu renkler arasından mor, gökkuşağının en içinde yer alır. Herkes çıkan gökkuşağını aynı biçimde göremez. Yağmur damlarının sürekli yer değiştirmesi ve ara ara kaybolmaları bu durumun nedenidir. Belirli alanlardan yay şeklinde görülürken diğer alanlardan yarım bir çember şeklinde gözlenir.

Diğer yandan gökyüzündeki yağmur damlaları, gözlerde yarım daire şekline odaklanmaya neden olur. Buna bağlı olarak oval formlarda gözlemlenir. Gökkuşağının yakınlığı ve uzaklığı ise güneşin konumuna göre değişiklik gösterir. Güneş yükseldikçe gökkuşağı alçalışa geçer. Bu durma bağlı olarak özellikle sabah saatlerinde ve akşam saatlerinde yağan yağmur ardından gökkuşağının renklerini ve formunu görmek daha olanaklıdır.

Gökkuşağı çeşitleri nelerdir?

Gökkuşağının türleri şu şekilde sıralanır:

Birinci Gökkuşağı: Kırmızı rengin dışta mor rengin içte yer aldığı yağmur ardından en sık görülen gökkuşağı çeşididir. Bir diğer adı ilkel gökkuşağıdır. Renk sırası içten dışa doğru ilerlendiğinde, mor, mavi, lacivert, yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı olarak sıralanır.

İkinci Gökkuşağı: Kırmızı rengin iç kısımda mor’un ise dışta yer aldığı gökkuşağıdır. Işıkları daha zayıf şekilde yansır. İçten dışa Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, turkuaz, mavi ve mor şeklinde sıralanana renklerden oluşur.

Küçük Gökkuşakları: Sadece kırmızı ve yeşil renk yansımalarından oluşan gökkuşaklarıdır. Hafif bir yağmur ardından çıkan bu çeşit, birincil gökkuşaklarının iç ve dış kısımlarında yer alan tek sıra renklerdir.

Gökkuşağı fiziksel mi, kimyasal olay mı?

Gökkuşağının fiziksel veya kimyasal oluşu hakkında detay aktarılırken, fiziksel bir oluşum olduğunun bilgisi sunulur. Gökkuşağı, havada bulunana su damlacıklarının içinden güneş ışının geçmesi ve ışığın renklere ayrılması sonunda oluştuğu için, fiziksel bir değişimdir. Bu fiziksel işlem sonunda 7 ana renk meydana gelir.

Gökkuşağının diğer adı nedir?

Gökkuşağının diğer isimleri şu şekilde sıralanır:

  • Alkım,
  • Ebemkuşağı,
  • Yağmurkuşağı,
  • Eleğimsağma,

Gökkuşağı halk dilinde bu isimler ile anılır.

Gökkuşağının özellikleri nelerdir?

Gökkuşağı’nın nitelikleri şu şekilde sıralanır:

  • Yay şeklindedir.
  • Birincil modelinde dışında kırmızı, ite mor kuşak yer alır.
  • Renk geçişleri keskin değildir. Geçişler buğulu şekilde gözlemlenir.
  • Yarım çember şeklinde görülür.
  • Dağ tepesi ve uçak yolculularında ise koni şeklinde gözlemlenir.
  • En iyi gözlemleri ikindi saatlerindeki yağmur ardından yapılır.
  • Sırt güneşe dönülüp arkaya alındığında, bakılan yerin karşısında yer alırlar. Gözlenme konumları her zaman bu şekildedir.
  • Gökyüzünde yer alan konumları ise güneşe göre değişir. Güneş yükseldikçe gökkuşağı aşağı inme eğilime sahiptir.

Gökkuşağı’nın görünüşünü neler etkiler?

Gökkuşağı görünümünü etkileyenler şu şekilde sıralanırlar:

  • Alexander Bandı: Gökkuşağında çok az ışığın yansıdığı karanlık sıradır. Gökkuşağına bakıldığında çoğu zaman fark edilmeyen bu bant ne kadar geniş ise gökkuşağının kalınlığı o kadar düşük olur ve sıralanan renk kuşaklarının adedi azalır.
  • Figüran Kuşak: Hava şartlarına ve yağmurun durumuna göre birincil gökkuşaklarının oluşumunda ekstra ortaya çıkan ve gökkuşağını genişleten kuşaktır. Figüran kuşak oluşumunda gözle daha net şekilde izlenebilen gökkuşakları ortaya çıkar. Bu kuşak ışınların atmosfere girişlerinde, birbirlerini iptal etmeye çalışmaları sonunda oluşur.
  • Güneşin Yüksekliği: Güneş gökyüzünde batmakta ise batan Güneş’in ışıklarının çok yoğun seviyede olmasına bağlı gökkuşaklarının gözle görülürlük oranı düşer. Görülmeleri için daha uzun bir yol seyahat etmeleri gerekir. Bunun sonunda sadece kırmızı ışık dalgaları atmosfere ulaşır. Yağmur ardından kızıla çalan gökyüzü çoğu zaman uzaklarda yer alan gökkuşaklarının yansıma etkileridir.
  • Güneş Doğuşu ve Batışı: Yağmurlu bir günde, Güneşin doğuşundan batışına kadar geçen süre zarfında ışıkların yoğunluğu, gökkuşağında hangi renklerin oluşacağını ve buna bağlı olarak görünümü etkiler.
  • Su Damlacıkları Büyüklüğü: İri su damlaları daha az canlılığa sahip renklerde fakat daha geniş bir batta gökkuşağı oluşmasını sağlar. Küçük su damlalarından yansıyan beyaz ışık ile daha ince bantlarda ilerleyen, canlı renk tonlarına sahip kuşaklar oluşur.

Farklı fiziksel görünümler ile gökyüzünde yer alan alkım, şairlere, sanatçılara ve hayalperesteler ilham kaynağı olmuştur. Gökkuşağının başka gezegenlerde keşfedilmesi ise bilimsel veriler kapsamında, o gezegende hayat olduğunu ortaya koyar. Çünkü, gökkuşağı var ise o alanda atmosferik su bulunur. Gökkuşağı oluşum alanında su , suyun bulunduğu yerde ise yaşam olduğundan söz edilir.

Türk Kültüründe Gökkuşağı Hakkında

Türk kültüründe gökkuşağı konusunda detaylar şu şekildedir:

  • Türk kültüründe alkım veya alakuşak olarak adlandırılır.
  • Umay ananın yeryüzüne inmek için Gökkuşağını kullandığı kabul edilir. Umay Ana ise eski Türk kavimlerinin ‘’Ana Tanrıça’’ olarak kabul ettikleri karakterdir.
  • Anadolu topraklarında çocukların oynağı bilyelerin içerisine yerleştirilen renkli yay şekilleri gökkuşağından esinlenen, eski Türklere ait bir kültür yansımasıdır. Bu bilyelere ise ‘’eneke’’ adı verilir.
  • Fizik krallarına göre gökkuşağına dokunmak ve onu yakalamak imkansız olduğundan, Türk mitolojisinde bu yapının dünyayı koruduğuna inanılmıştır.

Türkler harici bir çok topluluk aynı şekilde gökkuşağı’nı önemli bir noktaya koymuşlardır.

Diğer Kültürlerde Gökkuşağı

Başka kültürlerde gökkuşağı hakkında detaylar şöyledir:

Yunan mitolojisinde, tanrıçaların kraliçesi olan Hera’nın yeryüzü ile iletişimi kurmak için gökkuşağını kullandığına inanılır.

Batı ülkeleri tarihinde ise şansın ve bolluğun sembolü olarak görülmüştür.

İran’da yaşayan Müslümanlar, eski dönemde, gökkuşağı rengindeki yeşilin bolluğu, sarının ölümü, kırmızının ise savaşı sembolize ettiğine inanmışlardır.

Sibirya’da ise gökkuşağına, ‘’güneşin dili’’ adı verilmiş ve ona göre belirli güneş hareketlerinin neler olduğu anlaşılmaya çalışılmıştır.

Güney Amerika’da ise deniz üzerinde çıkan gökkuşaklarına büyük önem verilmiştir. Güneş üzerinde gökkuşağı oluşumu halinde büyük bir şans yakalanılacağına inanılıp, dualar edilir.

Sonuç olarak, tamamen meteorolojik bir olaya olan gökkuşağı, yağmur ardından güneş ışığının su damlaları veya sis üzerine yayılması sonunda oluşan, ışık kırılmaları ile farklı renkleri yansıtan fiziksel bir değişimdir. Gökkuşağı varlığı ile su kaynaklarının varlığını ispatlayan ve yaşama dair bulgular veren önemli bir doğa değişimidir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.