Gürültü Kirliliği: Fiziksel ve Psikolojik Etkileri

0

Gürültü kirliliği, bir sesin insanlara ve diğer canlılara rahatsızlık verici seviyeye ulaşması ardından doğaya ve sağlığa zararlı etkiler yapacak konuma gelmiş halidir. Canlıların kulakları belirli seviyelerde sesleri duymaya alışkındır. Sesin rahatsız edici frekanslara, şehir içi kaos ile birlikte çıkışı gürültü kirliliği sorununu meydana getirir.

Gürültü Kirliliğinin Sonuçları Nelerdir?

Gürültü Kirliliği neticeleri şu şekilde sıralanır:

  • Uyku Bozukluğu: Hem insanlar hem de hayvanlar üzerinde uyku bozukluklarına neden olur. Canlıların beyinleri aşırı gürültüye maruz kaldığında stres oluşumu gözlemlenir. Sonuç olarak ise konsantrasyon bozukluğu, uyku eksikliği oluşur.
  • Kardiyovasküler Problemler: Tehlikeli düzeyde gürültüye maruz kalma, kalbi rahatsız eder. Kalp atışları hızlanır. Kalp atışındaki yükselme kan basıncı artışına ve kortizol hormonunun salınımına yol açar. Düzenli olarak yüksek gürültüye maruz kalma koşullarında kardiyovasküler hastalık oluşum riskleri yükselir.
  • İşitme Bozukluğu: Düzenli olarak 85 db üzerinde sese maruz kalma, insanlarda ve hayvanlarda işitme kayıplarına yol açar. Bu tip bir gürültü okyanusta yer alan yunusların ve balinaların işitme kapasitelerini olumsuz etkiler. Sondaj makinelerinden ve yüksek sesli gemilerden kaynaklanan 85 db’lik kaynak ses gürültüye yol açar.
  • Davranış Değişiklikleri: Gürültü beyin tepkilerini etkiler. Yüksek gürültünün beyinde düzenli algılanması, düşük düzeyde yanıt verme eğilimine neden olur. Hayvan insanlarda tedirginliği yükselterek davranışların değişimine neden olur. İlk değişen davranışlardan biri ise az sabırlı olma eğilimine girmektir.

Gürültü Kirliliği Nelerle Bağlatılıdır?

Gürültü kirliliğinin bağlantılı olduğu konular:

  • Ses: İnsan kulağının duyabileceği mekanik titreşimlerdir. Bu titreşimsel enerji, sıvı, gaz veya katı ortamdaki titreşimlere havaya iletilmesi ile duyulur konuma ulaşır. Seviyenin çok yüksek olması halinde gürültü kirliliği meydana gelir.
  • Titreşim: Tek bir ses dalgasının düzenli olarak yenilenmesi olayıdır. Uzun süre yüksek seste devam etmesi halinde kirliliğe yol açar.
  • Hertz (Hz): Titreşimin bir saniyede yenilenen sayısıdır. Hertz değişimleri beyinde ve duygularda farklı etkiler yaparlar.
  • Duyulabilir Ses: İnsan kulağının algılayabildiği 1 bin ila  bin arası Hz’de 9 oktavdan oluşan titreşimlerdir. Düzeylerinin çok yükseğe ulaşması halinde kirlilik meydana gelir.
  • Desibel: Saniyede 1000 titreşim oluşturan, bir sesin phon olarak duyulmasıdır. Oranal ve logaritmik olan bu değerin seviyesinin aşırı yükselişlerinin, geniş bir zaman diliminde devam etmesi gürültü kirliğini oluşturur.

Gürültü Kirliliğinin Basamakları Nelerdir?

Gürültü kirliliği seviyeleri hakkında detaylar şu şekilde sırlanır:

  • İlk Basamak: 30 ila 50 dB arasında olan sesleri kapsayan basamaktır. İnsan bu şiddette bir gürültüye sağlıksal zarar almadan dayanabilir. Uykusu hafif olanlarda ise uykudan ani kalkışlar gözlemlenir.
  • 2. Basamak: 60 ila 89 bB (A) arasında değişen sesleri içeren alandır. 80 dB’dan itibaren insanlar bu gürültü düzeyinden rahatsız olmaya başlar. 85 dB’a oluşumunda ise işitmeyi korumak için belirli koruyucu gereçler ile önlem alınır.
  • 3. Basamak: 90 ila 120 dB (A) sesleri içerir. Bu gürültünün süregelmesinde işitme kayıpları gözlenir. Tam bir işitme kaybı ise 130 dB’nın sürekli devamında oluşur.
  • Dördüncü Evre: 130 dB (A) değerini aşan seslerin oluşturduğu gürültü kirliliği seviyesidir. İnsanların işitme organlarında basınca bağlı zararlar gerçekleşir.

Gürültü Kirliliğinin Kaynakları Neler?

Gürültü kirliliği çıkış noktaları şu şekilde sırlanır:

  • Taşıtlar: Kent içi ana yollarda ve kırsal alanlarda, yüksek motor sesi çıkartan taşıt araçları gürültü kirliliğinin kaynaklarındandır. Diğer yandan havalimanı alanlarına yakın konumlu yapılan yerleşim yerlerinde uçak gürültüleri oluşur.
  • Endüstri: Farklı sanayi kuruluşları ve imalathanelerde yer alan makineler, sürekli bir gürültü oluşumuna sebebiyet verirler. Diğer yandan konut projelerine yakın konumda kurulan atölyeler ve içinde yer alan aletler gürültü kirliliği oluşturmaktadır. Bu alanlar sinir, öfke ve uykusuzluğa sebep olan 65 dB üzeri gürültü kirliliğini meydana getirirler.
  • Sanayi ve Donanım Araçları: Mutfak araç gereçleri, müzik aletleri, asansör, klima, hidrofor, atış poligonu gibi alanlar ve gereçler, belirli yalıtım önlemlerinin alınmaması halinde gürültü kirliliğine neden olurlar.

Gürültü Kirliliğinin İnsan Sağlığına Olumsuz Etkileri

Gürültü kirliliğinin sağlığa negatif etkileri şu şekilde sıralanırlar:

  • İşitme organlarını dördüncü seviyesinde etkileme ve hasar verme,
  • Belirli şiddette solunum hızını artırma,
  • Baş ağrısı ve dönmesine sebep olma,
  • Davranış bozukluğu oluşumu,
  • Düzenli gürültüye maruz kalınma halinde psikolojik problemlerin baş göstermesi,
  • İş verim gücünü destekleyen vücut enerjisinde düşüş,
  • Vücutta hareket kabiliyetinin azalışı,
  • Kas yorgunluğu,
  • Ani reflekslerin oluşması,
  • İç kulak hastalıkları riskinde artış,

Bu sağlığı negatif yönde etkileyen durumlar gürültü sonucunda oluşurlar.

Gürültü Kirliliği Nasıl Önlenir?

Gürültü kirliğini engellemek için yapılanlar şu şekilde sıralanır:

  • Teknik Önlem Almak: Yapılarda es geçirmeyen izole malzemelerin kullanımı ile gürültü kirliliği engellenir. Diğer bir teknik önlem ise araç yollarının evlerden, uzak mesafelerden geçişinin tasarlanmasıdır. Demir tekerlekli araçlar yerine lastikli alternatif modellerin üretilmesi diğer bir teknik önlemdir. Metro ulaşımına ağırlık veren, yaya zonları oluşturma, gürültü azaltıcı mekanik yapıları geliştirme teknik önlemlerdir.
  • Biyolojik Önlemler: Yeşil bitki örtüsü ve ormanların artırılması ile gürültü yayılımının engellenmesi biyolojik bir önlemdir.
  • Otoyol kenarlarında minimum 250 metre genişliğinde orman bandı tasarlama,
  • Otoyol kenarlarına özel ahşap perde tasarımları yaparak, yükseltilen alan üzerine tek sıra ağaç dikme, biyolojik önlemlerdir.
  • Sosyal Önlem: Eğitim ile çevre ahlakına ilişkin detayları aktarma ve gürültünün bir çevre kirliliği bilinci olduğunu aşılama sosyal bir önlemdir. Belirli bir saatten sonra evde yer alan gürültülü cihazların yaşam alanlarını paylaşma kapsamında kapatılması gerektiğinin eğitim ile aktarılması gerekir.

Gürültü Kirliliğinde Yasal Sınırlar Neler?

Gürültü kirliliğinde kanuni sınırlar hakkında detaylar şu şekilde sıralanır:

  • Konutların yatak odalarında oluşacak gürültü, yasal kapsamda 35 desibeli geçmemelidir. Geceleri bu desibeli geçen bir gürültü ile rahatsız edilen konut sahipleri yasal yollara başvurma hakkına sahiptirler.
  • Oturma odasında ise 60 desibeli geçmeyecek şekilde ses yapılmasına kanuni olarak izin verilir.
  • Mutfak ve banyo alanlarında ise gürültü kirliliğinin önlenmesi için yasal kapsamda 70 desibele kadar gürültü yapılması uygun görülür.
  • Gürültü sınırlamalarına uymayan konut sahipleri, bir komşularının ihbarı ardından para cezasına tabi tutulurlar.

Bu kapsamda sadece konutlar için fabrikalar ve atölyeler içinde belirli kısıtlamalar getirilmiştir. Diğer yandan kamuya açık alanlar kullanılan taşıtların yapması gereken gürültü seviyeleri hakkında belirli kısıtlamalar bulunur. Yasa kapsamında hiç kimsenin susturucu veya ses giderici bir tasarım olmadan, motoru kara taşıtı çalıştıramayacağı belirtilmiştir. Bu gibi bir durumla karşılaşılması halinde trafik şubelerine gerekli bildirimler yapılabilir.

Gürültü Kirliliğinden Korunmakta Kullanılan Araçlar

Gürültü kirliliğinden koruyan araçlar şu şekilde sıralanırlar:

  • Odaya yerleştirilen statik hava kaynağı,
  • Kulak üzerine kulaklık gibi takılan işitme koruyucu aparatlar,
  • Ses geçirmeyen izolasyonlu pencereler,
  • Mimaride kullanılan ses yalıtım malzemeleri,
  • Karayolları yanında kurulan gürültü önleyici bariyerler,

Bu araçlar ve tasarımlar ile gürültü kirliliği seviyesi düşürülür.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.