Tarçın: Faydaları ve Hayatımızdaki Yeri

0

Tarçın, defnegiller familyasından olan bir ağaç cinsidir. Anavatanının Güney Asya ve Güneydoğu Asya olduğu bilinmektedir. Tarçın kelimesi Farsçadır ve “Çin Ağacı” anlamına gelmektedir.

Tarçın ağacı kabuğundan edilen tarçın baharatı günümüzde yaygın olarak kullanılmaktadır. Pek çok kültürde tatlı ve tuzlu yemeklere tat katması için tercih edilmesinin yanı sıra çay olarak da tüketilmekte ve yağı da cilt bakımı için tercih edilmektedir.

Farklı yöntemlerle hazırlanan birçok farklı tarçın çeşidi bulunmaktadır. Dünyada en yaygın üretilen ve tüketilen tarçın türleri ise Çin tarçını ve Seylan tarçınıdır. Çin tarçını keskin aroması ile dikkat çekmektedir. Seylan tarçının ise aromatik lezzeti ve kokusu daha hafiftir. Bu iki tür haricindeki tarçın türleri arasında ise sık tüketilenler şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Endonezya Tarçını
  • Vietnam Tarçını
  • Hint Tarçını
  • Malabar Tarçını

Tarçının Tarihçesi Hakkında Bilgi

Tarçının tarihçesi incelendiğinde oldukça eskilere dayandığı görülebilmektedir. Tarçın yani “Cinnamomum” adını Yunancadaki “kinnamomon” sözcüğünden almaktadır. M.Ö. 3000’li yıllarda kullanıldığı bilinmektedir. Bu sebeple en eski baharatlardan birisi olarak kabul edilmektedir.

Tarçın binlerce yıl boyunca kullanılmıştır. Bir dönem yalnızca yemeklere lezzet katmak için değil, aynı zamanda sağladığı faydalar nedeniyle tıbbi amaçla da kullanıldığı bilinmektedir. Antik Roma döneminde 18. yüzyıla kadar tarçın oldukça değerli ve nadir bulunan bir baharat olarak kabul edilmiştir. Hatta Antik Roma’da altından daha değerli olduğu bilinmektedir.

Eski dönemlerde özellikle Avrupa’da en değerli baharat sayılan bu baharat günümüzde tüm dünyada tüketilmektedir.

Tarçın Yetiştiriciliği Nerelerde Yapılır?

Günümüzde özellikle Endonezya ve Çin’de yoğunlaşmış durumdadır. Bu iki ülkenin 2016 yılında dünya tarçın arzının %75’ini ürettiği bilinmektedir. Tarçın, tropik bölgelerde yetiştirilebilecek bir bitki seçeneğidir. Ülkemizde ticari olarak yetiştiriciliği yapılmaktadır. Üretiminin %99’unun gerçekleştirildiği ülkeler şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Endonezya
  • Çin
  • Vietnam
  • Sri Lanka

Tarçın Kullanım Alanları Nelerdir?

Kullanım alanları incelendiğinde, sıklıkla çay olarak tüketildiği görülmektedir. Bununla birlikte tarçının kullanım alanlarının oldukça geniş olduğunu da söylemek gerekmektedir. Binlerce yıldır tüketilen tarçın baharatının Ortaçağ döneminde öksürük ve boğaz ağrısı hastalıklarına karşı ilaç olarak tüketildiği bilinmektedir. Günümüzde ise sağlığı destekleyici bir gıda olarak tüketilmektedir. Tarçının kullanım alanları ise şu şekildedir:

  • Özellikle mutfaklarda tatlı ve tuzlu yemekleri tatlandırmak için tercih edilen bir baharattır.
  • Parfüm endüstrisinde parfüm üretimi ve oda kokusu üretimi için kullanılan aromatik baharatlardan birisidir.
  • Aromatik tadı ile şarap üretiminde de tercih edilmektedir.
  • Çayı ve kabuk tarçınların içme suyuna katılması ile elde edilen suyu sık tüketilmektedir. Tarçın çayı için tarçını kabuk olarak tercih etmeniz faydalı olacaktır. Suyunuz kaynama noktasına gelmeden kısa süre önce kabuk tarçını içerisine atarak 5 dakika demlemeniz ve dinlenmesini bekledikten sonra tüketmeniz mümkündür.
  • Cilt maskesi yapımında kullanılabilmektedir. Piyasada özellikle ağrıların azaltılması ve cilde uygulanması için sunulan tarçın yağı bulunmaktadır. Tarçın yağı kullanmak istiyorsanız bu durumda cildinize günde 1 defa sürmeniz gerekmektedir. Tarçın yağının faydalarını görebilmek içinse güvenilir bir firmadan satın almanız gerekecektir. Ayrıca ağrılarınızı hafifletmek için kullanacaksanız, bu durumda ağrıyan bölgenize günlük olarak sürebilirsiniz.

Günlük tüketiminde sınır 5 – 10 gram arasında değişiklik göstermektedir. Bu sınırın aşılmamasına dikkat edilmesi gerekmektedir.

Tarçının Faydaları Nelerdir?

Tarçının faydaları, konuya ilişkin dikkat çekici bir diğer noktadır. Yalnızca yemeklere lezzet katmak, parfüm ve şarap üretmek ve son olarak yağını çıkarmak için kullanılan bir baharat değildir. Aromatik lezzetinin ve kokusunun yanı sıra sağlık için de oldukça faydalı olduğu bilinmektedir. Bu nedenle fonksiyonel besinler arasında yer almaktadır. Bu besinler sağlığın gelişmesi için takviye niteliğinde kullanılabilmektedir. Bu kapsamda faydaları şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Tarçın, yüksek antioksidan içeriği ile dikkat çeken bir baharattır. Bu sayede vücutta serbest radikallerin oluşmasını önlemekte ve hücreleri korumaktadır.
  • Yüksek antioksidan içeriği, kanser türlerine karşı korunmak için de tercih edilebilecek bir baharat olarak kabul edilebilmesini sağlamaktadır.
  • Yüksek antioksidan kaynağı olması düzenli olarak tüketildiğinde yaşlanmayı geciktirmesini sağlamaktadır.
  • Tarçın enfeksiyon hastalıklarına karşı koruyucudur. İnflamasyonu azaltarak mantar, virüs, bakteri ve parazitler nedeniyle ortaya çıkan enfeksiyonlara  karşı koruyucu vazife görmektedir.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Bu sayede kişinin vücut direncini arttırmaktadır.
  • Kronik hastalıkların neden olabileceği tahribatı azaltmaktadır.
  • Stresin azalmasına yardımcı olmaktadır.
  • Hipertansiyon hastalarında kan basıncının kontrolünün sağlanmasına yardımcı olmaktadır.
  • Hafızayı güçlendirmektedir.
  • Tarçın tüketimi emziren annelerde süt üretimini arttırmaktadır.
  • Cildin elastikiyetini arttırmaktadır. Bu sayede çatlak problemlerinin oluşmasını önlemekte ve döküntü gibi problemleri gidermektedir.
  • Tarçının kan şekerini dengelemesi, kilo vermek isteyenler için de ideal bir seçenek olmasını sağlamaktadır. Kan şekerinin dengede tutulması açlık krizlerini engellemekte ve tatlı isteğini azaltmaktadır.
  • Sindirim sistemini düzenleyen bir baharattır. Bu sayede kabızlık gibi problemlerin giderilmesine de yardımcı olmaktadır.
  • Düzenli tüketilmesi besinlerin midede kalma süresini arttırmaktadır. Bu durum tokluk hissinin daha uzun süre devam etmesini sağlamaktadır.
  • Doğal bir besin koruyucusu vazifesi görmektedir. Antimikrobiyal özelliği bakteri oluşumunu engellemektedir.
  • Yaydığı aromatik koku tahta kurularını uzaklaştırmaktadır.
  • Aromatik kokusu sayesinde ağız kokusu problemi yaşayanlar için de ideal bir koku gidericidir.
  • Kemikleri güçlendirmektedir.
  • Ağrı kesici özelliği bulunmaktadır.   

Tarçının İyi Geldiği Hastalıklar Hangileridir?

Tarçının iyi geldiği hastalıklar, bu eşsiz baharatın vücuda sağladığı genel faydaların ardından işlenmesi gereken bir diğer konudur. Bu kapsamda iyi geldiği hastalıklar şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Diyabet hastalığı ile savaşmakta ve kişiyi hastalığa karşı korumaktadır. Tarçının kan şekerini düşürmesi diyabet hastalarının kan şekeri seviyesinin dengelenmesine imkan tanımaktadır.  
  • Kolesterolün dengelenmesine yardımcı olmaktadır. Bu sayede kardiyovasküler hastalıklara karşı koruma sağlamaktadır. Yapılan araştırmalar tarçının kalp rahatsızlığı riskini azalttığını göstermektedir.
  • Başta Alzheimer olmak üzere kişinin hayat kalitesini düşüren nörodejeneratif hastalıklarda yavaşlatma özelliği bulunmaktadır.
  • Nöronların sağlığını korumaktadır. Bu sayede Parkinson hastalığına karşı da bir koruyucu vazifesi gördüğü söylenebilmektedir.
  • Enfeksiyonlara karşı koruyucu ve iyileştirici özelliği sayesinde mantar enfeksiyonlarının da tedavisinde tercih edilebilecek bir baharat çeşididir.
  • Son araştırmalar HIV hastalığına karşı da koruyucu olduğunu göstermektedir. Buna göre düzenli tüketimi HIV aktivitesini azaltmaktadır.

Tarçın Kullanmanın Yan Etkileri

Tarçın kullanmanın zararları kapsamında bilinmesi gerekenler şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Tarçın çayı tüketiyorsanız, günde 1 fincandan fazla tüketmemeye dikkat etmeniz gerekmektedir. Aksi bir durumda kabızlık problemi ortaya çıkabilmektedir.
  • Yüksek tansiyon hastalığı bulunan kişilerin tarçın tüketimi için doktorlarından bilgi alması gerekmektedir.
  • Hamilelik döneminde tarçın kullanmadan önce doktorunuza danışmanız gerekmektedir.
  • Tarçına karşı alerjik bir probleminiz olması ihtimaline karşı kendinizi ve eğer emzirme dönemindeyseniz bebeğinizi gözlemlemeniz gerekmektedir.
  • Cerrahi operasyonlardan önce tüketmemek gerekmektedir. 15 gün önce tüketmeyi bırakmanız yeterlidir. Bu durum kan şekeri düşürücü etkisine karşı bir tedbir niteliğindedir.
  • Ayrıca cildinize doğrudan kullanmak yerine incelterek kullanmanız gerekmektedir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.